shipping worldwide
SHE PACKS HER BAGS FOR OUTER SPACE

SHE PACKS HER BAGS FOR OUTER SPACE

Posted by on

çıkılan yollar, düşlenen yolculuklar, sıkılan eller, buluşulan sözler, karalanan kağıtlar, dokunulan kumaşlar, yazılan mailler, açılan telefonlar, tanışmalar, konuşmalar, tasarım aşamaları, fotoğraf çekimleri ve mektup… derken işte yeniden, yeniliklerle geldik oturduk yanınıza.

mart ayının sonunda tanıttığımız 4. yıl koleksiyonumuz, bizim için bir adım ilerinin, bir sonraki ufkun habercisi gibiydi; çok güzel bir bahar ve aydınlık bir yaz geçirdik. atölyemizdeki ilk bahar ve yazda kapımız sık sık çaldı, sizinle tanışmak çok keyifliydi. müteşekkiriz.

bu senenin başında kendi aramızda konuştuğumuz, yapmayı çok arzuladığımız bir projeyi sene içinde hayata geçirme şansı yakaladık. hayatın gerçekliği içinde kendi dertleri olan, aslen hayatın kendisini dert edinen ve bu derde kendi ilkeleri ile oluşturduğu disiplini ile cevap arayan, çözüm bulan kadınlarla tanıştık. güzel yaşamayı seçen kadınları kendi çalışma alanlarında ziyaret ettik. kimi zaten arkadaşımızdı da derdine bu kadar yakından bakamamıştık bunca zaman, kimi uzaktan bildiğimiz, işine saygı duyduğumuz ve yakından tanımak istediğimiz kadınlardı. yollarımız kesişti, yolculuğumuz zenginleşti. ne mutlu bize!

atölyedeki tüm işler bizim elimizden, hafızamından ve kalbimizden çıktığı için buraları pek boş bırakamıyoruz; çok sık seyahat edemiyoruz. bir kez yola çıktığımızdaysa bohçalarımızı doldurup dönüyoruz geri. ‘güzel yaşamak’ için istanbul’a yaptığımız yolculuk da böyleydi; bu yolculuk bize yeni bir rota çizebileceğimiz bir ortaklık sundu. çalık denim, 4. yıl koleksiyonumuzda bize destek veren yünsa’nın ardından, yeni denim kumaş ortağımız oldu. ham maddelerinin toplanmasından üretimine, her adımında doğada bıraktığı izi en aza indiren çevre dostu teknolojileri kucaklayan çalık’ın desenler ve dokular aracılığıyla denim kumaşa getirdiği olağanüstü yorum, bir mevsim boyunca hayal kurmamızı, hayallerimizde silüetler canlandırmamızı salık verdi bize sanki. her zamanki gibi hayatın içinde, sade, fonksiyona önem veren, rahat; ama bu kez daha tutkulu bir kadın…

bugüne kadar bir modeli tasarlarken temel bazı prensipleri kılavuz almıştık kendimize; yaşam pratikleri ile uyumlu sade bir çizgi, kullanım değeri olan fonksiyon odaklı eklentiler, yalın ve primitif algıda ilk çağrışan silüetler, tarihsel bir gerçekliği ve evrensel bir hikayesi olan formlar…

bu kez -bu prensipleri de yanımıza alıp- hayalimizdeki görüntülerin izinden gittik. o görüntülerin çağrıştırdığı halleri, tavırları takip ettik. peşinden gittiğimiz bu kadın bize nelerden hoşlandığından, nerelere gittiğinden, kahvesini nasıl içtiğinden bahsetti sanki. bu öyle bir silüetti ki, kendi ismini seslendi bir de. kurguladığımız formlar, o formlar için seçtiğimiz kumaşlar, kumaşların içinden geçen desenler hayalimizdeki görüntünün izinden çıkıp kendini doğurdu; adı LUN oldu.

4. yıl koleksiyonumuzu genişleten ve zenginleştiren ‘fall edition’ için kurduğumuz tek yeni aile, LUN. önce bir ceket-pantolon ikilisi olacakken o ceket gömleği, gömlek elbiseyi, elbise eteği çağırdı, kendi içlerinde öyle bir ahenk yarattılar ki tasarım süreci zihinsel olarak çok yoğun, öğrenme aşaması bir o kadar keyifli, yaratım dönemi ise rüya gibi geçti. bu tutkulu kadını günlük hayatında iyi hissettirmek istedik; toplantısının olduğu gün içi rahat olsun, sergiye gittiğinde etekleri uçuşsun, hafta sonu arkadaşlarıyla buluştuğunda paçalarını kıvırsın da ayağına bir sneaker çeksin, akşam programı varsa şıklığından feragat etmesin… aydınlık ve karanlık yüzü ile bir bütün olsun.

LUN JACKET ve LUN PANTS formları itibariyle dökümlü ve fakat üzerinize oturan kesimlere sahip; grafik olmalarına rağmen vücut hatlarınızın izinden gitmeyi biliyorlar. bu ikisi için balıksırtı desende dokunmuş -ayın iki yüzü gibi- farklı iki renkte denim seçtik. açık renk olan daha tok ve sert bir duruş çizerken indigo olan çok daha yumuşak bir hisse sahip. kalıpları aynı olsa da kumaşlarındaki bu farklılık iki ayrı karaktere referans veriyor.

benzer ikiliği LUN SHIRT’ü hayata getirirken de kurduk; arkaik bir mavi ile ışığın tüm kırılmalarına kendi yansıması ile cevap veren bir siyah. ilkinin çıtçıtları sedef, ikincisinin kendi renginde. ilki spor, ikincisi şık. gardırobunuzdaki diğer parçalarla uyumlu ve günlük takviminizde ne varsa ona kolayca adapte olabilecek fonksiyonellikte.

LUN DRESS, üst referansını LUN SHIRT’ten alan kloş bir elbise. alt parçasını oluşturan etek LUN SKIRT ile aynı kumaştan; gece yüzünüzü göğe çevirdiğinizde gözlerinizin aradığı samanyolunu çağıran kırçıllı desende denimden. ikisi de rahatça giyip çıkarabileceğiniz, sizi sıkmadan iyi gösteren silüetler.

koleksiyonumuza katılan bu yeni aileye ek, çalık denim imzalı sık dokulu, yumuşacık, gece kadar yoğun indigo renginde bir kumaşı, tanışık olduğunuz PAN ailesine, SAN HAORI’ye ve SAL’a uyguladık. modelleri dikip yıkamalarını yaptıktan sonra karşılaştığımız görünümler eşsizdi… biz denim kumaşı fabrikada dokunduğu haliyle dikip size ulaştırıyoruz ve dışarda giymeden önce ilk yıkamalarını yapmanızı öneriyoruz. ilk kez bir denimin üzerinde bu denli yoğun bir indigo ile karşılaştık ve çalışırken indigo boyama yaptığımız, mavilere büründüğümüz günleri andık. eğer bu kumaşla tanışma fırsatı yakalarsanız bu dünyaya dair bir izlenim elde edebilirsiniz; zira o neredeyse mora çalan rengin makinada yıkanırken kendini bırakmaya başlaması -evet, itiraf edelim, yıkamalarını yaparken çamaşır makinesinin karşısında bir süre vakit geçirdik- ve kuruyunca kavuştuğu renk olağanüstü bir dönüşümün ifadesiydi. keyifli bir seyirdi.

‘fall edition’ ile birlikte kumaş değişikliği yaşayan bir diğer grup, ağaç baskılı modeller. BAGS kategorisini daha aydınlık kılmak, çantaların kendi içlerinde bir denge yakalamak için onları natürel denimle yeniden yorumladık. gövde kumaşlarını ağaç baskı ile desenlendirirken astarlarında yine kendi kumaşlarını kullandık. SAN HAORI’yi de desenlerine sadık kalarak çok canlı, yine de oldukça olgun bir tavra sahip denimle hazırladık. bu kumaş desenleri daha belirgin kıldığı için modele daha çarpıcı bir hava kazandırdı.

4. yıl koleksiyonu ile bir bütünlük içinde oluşturduğumuz ve mevcut aileler ile ahenkle kardeşlik kuran tüm modelleri SHOP başlığı altındaki kendi kategorisinde bulabilirsiniz. aile ve materyal isimleri ile kurduğumuz düzen devam ediyor. bu sayede bir modelin tüm versiyonlarını bir arada görebiliyorsunuz. ürünlerin kendi sayfalarındaki özel açıklamalarında ise materyal, bakım ve gönderim süresi bilgileri ile beden tabloları yer alıyor. aklınıza takılan bir şey olursa bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

bir de, tüm bu hazırlıklar sırasında yollarımız vogue türkiye ve the guide istanbul dergileri ile kesişti. mevzu bahis yavaş moda olduğunda adı telaffuz edilen, soru sorulan ve yer bulan bir marka olmak bizim için gurur verici. kabul gören sistemde ters giden bir şeylerin olduğunu görmek, bunu dert edinmek ve verecek güzel bir cevap bulabilmek mühim. biz cevabımızı sizi güzel giydirmekle veriyor, bunu yaparken de sürdürülebilir, ahlaklı ve çevreye duyarlı ilkelerin izinde gidiyoruz. günlük yaşamın içinde, sade ve şık, evrensel ve zamansız silüetler yaratmak ne kadar keyifliyse, bu yaratım süreci için verilen zaman ve emek de o kadar yoğun. içimizse çok ferah ve rahat, en kıymetlisi de bu…

what a pleasant dream.

koleksiyonun parçaları belirlendikten, LUN adını aldıktan ve biz son rötuşları yaparken biraz kafamız dağılsın diye youtube üzerinden eski şarkıları klipleri ile çalan bir liste açmışken o dönemin en çok iz bırakanlarından birisine denk geldik; savage garden - to the moon & back. üzerinden seneler ve birçok şey geçmiş olmasına rağmen halen kulağa çok hoş ve güzel gelen şarkı. ekranın karşısına geçmiş klibi izlerken melodinin ve renklerin bu koleksiyonu nasıl da sarıp sarmaladığını gülümseten bir tesadüfle fark ettik. zamanda naif bir kırılma.

ve işte geldik oturduk yanınıza.

umarız ve dileriz edisyonu seversiniz.

sevgiler bizden.

zeynep & çağrı

behind the scenes one square meter process

← Older Post Newer Post →



Leave a comment

Please note, comments must be approved before they are published