SHIPPING WORLDWIDE

ROOTS

Posted by zeynep özar on

hayatın kendisi bir seçimler ve seçimler ile kendini ifade etmeler bütünüyse bütünü oluşturan eylemler ve değerler kümesi de kendinize biçtiğiniz yaşamsal mesai ile alakalı. o zamanı ve hayatı neyle dolduruyorsunuz; ne yapıyorsunuz, ne hissediyorsunuz, neyle meşgulsünüz, boşluklarınızı nasıl tamamlıyorsunuz; hayata nasıl tutunuyorsunuz?

one square meter, güzel yaşamak ve hayata tutunmak adına gerçekleştirdiğimiz eylemlerin ve edindiğimiz değerlerin bir bütünü. bunun içine tasarım yapmayı da koyabilirsiniz, fotoğraf çekmeyi de; ahlaki sorumluluklarımızı yerine getirmeyi de ekleyebilirsiniz, kıymet vermeyi de. yaşamsal mesaimiz içinde bizi tanımlayan, bizi biz yapan her şeyi dahil edebilirsiniz bu kümeye. ortaya çıkanlar sadece kıyafetler olarak görünse de bu bir süreç ve bu süreci en güzel ve gerçek hali ile yönetmek bizim elimizde.

herkesin giydiği kıyafetler üzerine derinlemesine düşünecek zamanı veya enerjisi olamayabiliyor. ancak kabul etmeliyiz ki, her ne kadar kıyafetler, ‘alt tarafı kıyafet’ olarak değerlendirildiğinde anlamsız gibi görünse de, giyinmek bir iletişim, bir kimlik tanımlama aracı. onların gün içinde size nasıl hissettirdiği veya sizi nasıl koruduğu oldukça önemli.

bizim için 5. yıl koleksiyonumuzun taşıdığı anlamın iki farklı biçimi var. birincisi, kıyafetlerin bizi tasarımcı ve kullanıcı olarak temsil ediş şekilleri. modellerin çoğu, şimdiye kadar yaptığımız tasarımların kendilerini yenilemeleri ile oluştu. geliştirdiğimiz ilk kalıpların yarattığı silüetleri çok sevsek de da bir ürünün yavaşça evrilmesi gerektiğine inanıyoruz. onlara nefes alacakları, yaşayacakları ve gelişecekleri zamanı tanırken biz de deneyimlerimizle ve geri dönüşlerinizle kendi öğrenme sürecimizi geçirdik. bu silüetler zaman içinde bizimle konuştu ve kendi yörüngelerine oturacakları zamanı bekledi ki bu süreç -dile kolay 5 sene- bizim için çok özeldi.

koleksiyondaki parçaların her biri bir kıyafetten beklediklerimizi ve gardıropta alabilecekleri en iyi yeri yansıtmalıydı. ceketler, örneğin, omuzlara çok fazla ağırlık ve gerginlik vermeden rahatlık ve şıklık vadetmeliydi, pantolonlar hareketi hapsetmeksizin silüeti iyi göstermeliydi. kumaşlar, büyüsü içinde saklı bir zırh gibi, fiziksel dünyanın rüzgarından ve soğuğundan korurken duygusal olarak size kendinizi ifade etmenizi sağlayacak rahatlığı ve özgünlüğü tanımalıydı. formlar olgun ve hoşgörülü, ustalıklı ve şaşırtıcı; dokularsa dinamik ve zengin olmalıydı.

5. yıl koleksiyonumuzun bizim için çok anlamlı olmasının ikinci biçimi, bizi one square meter olarak temsil ediş şekli. kalıpları olmaları gereken çizgiye oturturken onları doğru şekilde anlatacak, büründükleri karakterler ile farklı hikayelere ortak olabilecek ve tüm bu kimliksel tanımlamalara ek sürdürülebilir ve cilt dostu kumaşlar seçtik. bu anlamda uzun süreli hedeflerimizle uyumlu adımlar atmış olmak bizim için çok önemli.

ve şimdi, geçirdiğimiz bir sene içinde her köşesine iyice alıştığımız, yerleştiğimiz atölyemizde köklerimizi güçlendirdiğimiz; toprak ve gökyüzü ile yalın bir denge kurduğumuz koleksiyonumuzun heyecanını ve verdiği derin rahatlama hissini sizinle paylaşıyoruz.

biz one square meter olarak akılcı, özenli tüketime; buna paralel olarak iyi bir ürüne inanıyoruz. iyi bir tekstil ürünü bizim için tasarım çerçevesinde zamana meydan okuyabilmeli. günün gelip geçici moda anlayışını ve dayatmalarını görmezden gelerek ürünlerimizi zamansız ve evrensel bir perspektifte tasarlıyoruz. kaliteli malzeme ve işçilikle bir ürünün senelerce sizinle birlikte yaşamasını istiyoruz. sizin de, paketini açtığınızda severek kullanacağınız ‘o ürün’ için ahlaki, çevresel ve insani değerlere saygı ile oluşturduğumuz bu sürecin bir parçası olmanızı arzuluyoruz. bu fikir, bizi daha ilerisini planlamamız ve daha iyisini yapmamız için motive ediyor.

bu motivasyonla 5. yıl koleksiyonumuzda bugüne kadar hayata getirdiğimiz tüm kalıp ailelerini ve kullandığımız tüm kumaşları masaya yatırdık. her ne kadar yeni stiller oluşturmak çok keyifli olsa da, öncelikle oluşturduğumuz dünyanın kimliğini güçlendirmeye karar verdik. kiminde küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratan oynamalar yaparken kimi ailelerde silüeti, anlamını kaybetmeden, değiştirecek yöntemlere yöneldik. hemen tüm etek bitişlerini daha sade ve formu rahatlaran dikişlerle değiştirdik. kumaş eşleştirmelerimizi, tasarımın ve kumaşın doğasını daha iyi okuyarak yeniden gözden geçirdik. hem tekil olarak modelin hem de bir bütün olarak koleksiyonun birbirinin içine daha iyi geçebilmesini sağlayan çok yönlü bir palet oluşturduk.

ADA, bu koleksiyonla dördüncü yaşına giriyor. zaman içinde bize söylediklerine ve sizden gelen yorumlara istinden; ADA SUNDRESS’in ve ADA TANK’in kol altı oyuğunda ufak bir toplama yaparken ADA DRESS’te, modeli ana kalıbın çizgisi ile örtüştürmek için, belirgin bir değişikliğe gittik. modeli takma kollu olacak şekilde yeniden tasarladık, yaka açıklığını genişlettik ve boyunu uzattık. buldan’da geleneksel yöntemlerle dokunan ham ketenin bu ailenin ruhuna çok iyi geldiğine inanıyoruz, o yüzden kumaşın bu dünyada bu sene de kalmasını istedik. denim seçkisinde ise sınırlamaya gittik. klasik bir denim tutkunu gibi düşündük ve ÇALIK DENİM’in tonu ve dokusuyla spor ve şık bir görünüme ulaşmamızı sağlayan %100 pamukla zigzag dokunmuş denim kumaşını tercih ettik. gördüğümüz an bize ‘ADA’ diye fısıldamış YÜNSA imzalı kırmızı-ekru çizgili gofre yünlüyü bu aileye yeniden atadık. ADA TANK için ayrıca bu yıl yurt içinde üretilmiş stok fazlalarından bir hazinenin içinden keşfedip çıkardığımız %100 keten, incecik, uçuk mavi bir kumaş tayin ettik.

HEM ailesinin tanışık olduğunuz grafik ve seksi silüetine dokunmadan onun yeni kumaşlarla yepyeni bir hareket kazanmasını arzuladık. ÇALIK DENİM imzalı yoğun indigo renkte panama dokuma denim, tok yapısı itibariyle belirgin ve yine de hacimli bir görünüm elde etmemizi sağlarken 5. yılımızla koleksiyonumuza katılan ÇALIK DENİM’in %30 keten-%70 viskon panama dokuma kumaşı ile farklı bir duyguya ulaştık. kumaş dokuması itibariyle kalın olsa da doğal elyaflarının getirdiği esneklik ve dökümün uyandırdığı modellerin içinde dans etme hissine hayran kaldık.

bu koleksiyonla birlikte en belirgin değişikliği MID ailesi yaşadı. üretim esnasında gözlemlediğimiz pratikler ve zaman içinde edindiğimiz deneyimler ile bu kalıp ailesini daha gerçekçi ve ayakları yere basan bir yerde konumlandırmaya karar verdik. ona atfettiğimiz farklı kullanım değerleri, kalıpları çeşitlendirmemizi sağladı. işe kol oyuklarını elden geçirmekle başladık; biri omzun en seksi noktasında biten yarım, diğeri kolu kesmeden kapatan kısa yorum oldu. MID TEE’nin kolsuzu için, uyandırdığı sıcak ve havadar hisle uyumlu iki kumaş seçtik; denim ve ince keten. kısa kolluyu daha formal bir yerde gördüğümüz için ona YÜNSA’nın siyah viskon ve kırmızı yünlüsünü atadık. her iki modelin de günlük yaşantınızla ve gardırobunuzdaki diğer parçalarla uyumlu olmasına özen gösterdik. kalıbı elbiseye dönüştürürken bluzun grafik yapısını göğüs altı pensleri ile toparladık; bu sayede kolay giyilen ve yine de bele daha iyi oturan bir silüete ulaştık. kalın pileli eteğininse boyunu biraz kısalttık. MID DRESS’in kolsuz versiyonunu ÇALIK DENİM’in denim ve keten-viskon kumaşı ile eğlenceli ve preppy bir havaya sokarken kısa kollu versiyonu için yine daha ağırbaşlı siyahı ve kırmızıyı seçtik.

PAN, kalıbının dar olması nedeniyle, bizim için ayrı bir yerde duruyor. onun omuzlara oturan ve bele doğru dökülen -elbisesinde kalçayı sararak açılan- formunu bu haliyle sevdiğimize karar verdik. yapacağımız herhangi bir değişikliğin silüeti ve dolayısıyla uyandırdığı hissi kaybettireceğini düşündük. kalıbına ve kumaşlarına sadık kaldığımız tek aile, PAN oldu.

basit grafik çizgisinin yarattığı dalgalı ve değişken görünüme hayran olduğumuz, tüm sırrı sadeliğinde saklı olan SAL, eklenen kumaşlarıyla genişleyen bir seriye dönüştü. indigo panama denim, siyah viskon ve kırmızı yünlü yorumlara ilave dökümlü keten-viskon ve uçucu mavi keten, bu askı için yaptığımız, günlük konfor ihtiyacınızı karşılayacak hoş ve zengin seçki oldu.

geçtiğimiz sene ‘fall edition’ ile koleksiyonumuza katılan LUN ailesi, 5. yılımızda genişleyerek bizimle. ÇALIK DENİM’le kurduğumuz iş ortaklığımız sayesinde dokunma fırsatı bulduğumuz balıksırtı dokuma denimlere karşı hissettiğimiz tutkunun bir sonucu olarak doğan aile, hem teknik olarak bizi bir üst seviyeye taşıdı hem de kurmak istediğimiz bütünselliğe ulaşmamız için bir basamak oldu. maskülenlik ve feminenlik arasındaki büyülü yerde duran çizgisi ile LUN, gerek kalıpları gerek kumaşları itibariyle geliştirmek istediğimiz bir dünyaydı, öyle de oldu. LUN JACKET ve LUN PANTS, iki farklı balıksırtı denim kumaşın yanı sıra YÜNSA’nın üst-segment keteni ve yine bu yıl o bahsettiğimiz hazine içinden bulup çıkardığımız liyosel keten ile çeşitlendi. tasarlarken birbirinin içinde geçişler yaratmayı sevdiğimiz bu oyunda LUN DRESS, LUN SKIRT ve LUN SHORTS kumaş değişkenliği bakımından birbirini tamamlayan bir seri oldu. üretime bakış açımız itibariyle süs dikişlerine yer vermediğimiz ve ilik açma makinası gibi bir araca yatırım yapmadığımız için LUN SHIRT, olağanca sadeliği ve ışıltısı ile aslında tam da yansıtmak istediğimiz görünümün bir karşılığı olarak doğmuştu. bu yıl, bu gömleğin kollarını ve belini kısaltıp onu sıcak havalara uyumlu yeni bir forma soktuk. kumaş seçimlerimizi de mevsimle barışık olacak şekilde yaptık; keten-viskon, şambre ve keten. her alt parçayla uyumlu, dilediğinizde farklı bir parçanın üzerine giyebileceğiniz kadar havadar… ve hem kalıp ailesinin hem de koleksiyonun bizim için en heyecan verici parçası, LUN SHIRTDRESS. androjen ve evrensel bir silüet olan gömlek elbise, zamansızlığı ve sade tavrı ile estetik zevkimizin ve üretim anlayışımızın en özel yansıması. bu parçayı hayata getirmek için geçirdiğimiz zamana ve gelişime minnettarız. onun için, hareketinizle uyum sağlarken modelin ruhunu yükselten klasik görünümlü gri şambre denim ve dökümlü natürel keten-viskon kumaş tercih ettik. giydiğinizde sizin de kendinizi çok iyi, rahat ve şık hissedeceğinizi düşünüyoruz.

kadınların giydiklerinde kendilerini rahat hissedecekleri, köpeklerini dolaştırmaya veya ofise giderken hemen üzerlerine geçirebilecekleri bir ‘kot pantolon’ arzusu ile tasarlamıştık BOY PANTS’i. sizden gelen geri dönüşler de bunu ne kadar doğru bir çizgide gerçekleştirdiğimizi gösterdi bize. bu sene, kalça gelişinde yaptığımız çok ufak bir dokunuşla yeniden ve her zamanki kumaşlarından sıcak havalara uygun bir seçki ile koleksiyonumuza girdi.

gösterilenlere farklı bir açıdan bakmayı deneyince, görünenin ardında çok daha engin dünyaların olduğunu keşfedebiliyorsunuz. haori ile tanışmamız da böyle olmuştu; japon kültüründe sadece kimono olamazdı, öyle ki kimononun dahi -farklı kişilerce giyilmesi gereken- farklı kol genişlikleri ve uzunlukları vardı. biz, bu kültürün derinlerinde yüzmeyi de sevdiğimiz için, farklı bir model aradık; birkaç ufak dokunuşla günlük hayata adapte edilebilecek bir üst giyim parçası. SAN HAORI işte böyle doğmuştu. bu seneki koleksiyonla üç yaşına giren tasarım, artizan imzamız olan ağaç baskı tekniğini uygulayabileceğimiz bir tuval sunması açısından da çok kıymetli. ona en çok yoğun indigo renkli panama dokuma denimi, üzerine vuran ışıkla tonu değişen hardal renkte liyosel keteni ve olağanca dökümlü duruşu ile panama dokuma keten-viskonu yakıştırdık. denim üzerine ağaç baskı tekniği ile desenlendirdiğimiz iki farklı model de ailedeki yerini aldı.

koleksiyonumuzda yer almasından gurur duyduğumuz JIN HAKAMA, bu sene gündelik kullanıma daha kolay adapte olmasını sağlamak için silüetini bozmadan tasarımına dahil ettiğimiz bel bantı ile bizimle. ağaç baskı tekniğinin artizan sürecini saymazsak, koleksiyonumuzun üretim açısından en meşakkatli ve ona rağmen en meditatif parçası, güçlü ve ayrıksı tavrı ile bize olmak ve durmak istediğimiz yeri hatırlatıyor. mevcut gri şambre denim yorumuna ek yenilenebilir ağaç kaynaklarından elde edilen ve yüksek dayanıklılığı ile bilinen, birçok yıkamadan sonra bile parlaklığını ve rengini muhafaza eden liyosel keten hali ile akışkan bir hareket ve görünüm kazandı.

ve BAGS. ince dokunmuş natürel denim kumaş üzerine elde şekillendirdiğimiz ağaç kalıplarla desen verdiğimiz çanta modellerimizde bir değişikliğe gitmedik. onları, mevcut boyutları ve malzemeleri ile kıyafetlerin birer tamamlayıcıları olarak görüyoruz. günlük hayatın koşturması içinde yanınızda taşımak istediklerinizle oranlı farklı tasarımları, hafiflikleri sayesinde size ağırlık yapmaksızın çok fazla eşya alabilme kapasiteleri, desenlerinin orijinalliği ve tekrar edilemezliği fikri bize çok samimi, insani ve yeterli geliyor.

5. yıl koleksiyonumuzu olduğumuz yerde ayaklarımızı sağlam basmaya, biraz daha derine inmeye ve köklenmeye adadık; büyümenin ancak bu şekilde sağlıklı olabileceğini düşünüyoruz. modellerin bir kısmı mevsimsiz, onları gardırobunuzdaki diğer parçalarla eşleştirerek sene boyunca; bir kısmı ise sıcak havalar için, güneşli yaz günlerinde omuzlarınız yanıkken şehir sokaklarında veya deniz kenarında giyebilirsiniz. önceliğimiz kendinizi iyi, rahat, şık ve özgür hissetmeniz. romantizm dozunu kumaşların modellere kazandırdığı ruhla kısabilir veya dilediğinizce yükseltebilirsiniz. kullandığımız kumaşlar doğal elyaflardan dokunduğu için cildinizle barışık ve teninize hava aldıran türden. üretim modelimiz ise siparişiniz üzerine; fazla üretimden doğan tekstil atıklarının dünyayı kirletmesinin önüne geçmek istediğimiz için aldığımız bu karara sadık kalmaya devam edeceğiz. koleksiyonumuzdaki tüm modeller 34-42 beden aralığında; her ürünün kendi özel açıklamasından beden tablosuna ulaşabilir, aklınıza takılan her konuda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

umarız ve dileriz koleksiyonumuz hoşunuza gider ve birlikte köklenip büyümeye devam ederiz.

sevgilerimizle,

zeynep & çağrı

behind the scenes one square meter

← Older Post Newer Post →



Leave a comment

Please note, comments must be approved before they are published